2000+

Şişme Mont

O sene şişme montlar yeni çıkmıştı, paraşüt kumaş, su geçirmeyenler. Bana mont alınacak, çok hevesliyim onlara… Bizimkilerin başının etini yiye yiye ikna ediyorum ve dükkândaki lacivert şişme montu alıyoruz.

Poşetlerken “Yalnız bununla ateşe yaklaşmak yok! Hiç anlamazsınız gidiverir aniden!” diyor montu aldığımız adam. Hepimiz aklımıza kazıyor ve bununla yetinmeyip sürekli birbirimize hatırlatıyoruz. Annem bana “Bak kızım sakın bununla ateşe, sobaya falan yaklaşayım deme!” diyor. Birkaç dakika sonra ben anneme “Anne kurusun diye sobanın arkasına filan asayım deme he, yanar montum.” diyorum. Eve gelene kadar herkes adamın sözlerini içinden tekrarlayıp durmuş olacak ki hayattaki en büyük korkumuz haline dönüşüyor montu yakmak. Evimiz sobalı. Sobanın yandığı odaya montu asla sokmuyoruz. Herkes sobanın yanında soyunup giyiniyor, ben kapıyı kapatıp ön odada giyiyorum montu, orada çıkarıyorum.

Bir sene, iki sene, üç sene… Hiçbir şey olmuyor monta. Ateşe de yaklaştırmadık. Sapasağlam duruyor. Kolları lastikli, onlar dağılıyor çok hafif, annem iğne iplikle toparlıyor çabucak. “Taş gibi” montumla bir kış daha geçiriyoruz.

Bir dahaki kış yine üstüme geçiriyorum ama yalana gerek yok istemeye istemeye giyiyorum artık. Lacivert şişme montumla hayatımın ciddi bir bölümünü geçiriyorum ve bu ilişkiden sıkılmış durumdayım. Evdekilere çıtlatıyorum, “Yepyeni mont, hem sen tutturmamış mıydın bunu istiyorum diye, giy işte.” diyorlar.

Bir gün okul dönüşü otobüs tıklım tıklım, ayakta geliyorum. Arabanın içi çok sıcak, montu çıkarıp yukarıdaki bölmeye sıkıştırıyorum. Eve gelince annem soruyor.

“Kızım montun nerde?”

“Aaa! Anne otobüste unuttum.”

Montu bilerek bırakmadım ama unuttuğum için mutluyum. Evdekiler kızmasın diye onlarla birlikte ben de “Tüh, tüh!” diyorum. Ama yeni mont alacağım için de heyecanlanmaya başlıyorum bir yandan.

Ertesi akşam babam eve elinde benim lacivert şişme montumla geliyor. Şoför montu bulunca benim üzerimde olduğunu hatırlamış, babamın dükkânına getirip bırakmış. “Al kızım,” diyor babam “Bak boşuna üzülmüşsün.”
O kış da aynı montu giyiyorum.

 


Ana görüntü kaynak

Creative Commons Lisansı

Bu eser Creative Commons Alıntı-GayriTicari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.

Şişme Mont&rdquo için 4 yorum

  1. Biray Anil Birer

    hahahaha muhteşem, bende de bu “bir türlü kurtulunamayan kıyafet veya ayakkabı” hikayesi bol

    • Gri pijama

      Kurtulamadık belli ki unutamadık da 🙂

      • Senem Esen

        bir de böyle bir yorum geldi, buraya bırakayım: 👏❤️o montlarımızı istesek de kaybedemezdik.Tek yolumuz vardı, arkadaşlar, kuzenler arasında bazen değiş tokuş edip hayatımıza renk getirmek.

  2. Ahahaha ah o şöför :))

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: