1980'ler

Ninem, Babaannem, Piknik ve O

“Ozlem, hadi sinu!” diyerek elimden tuttu babaannem.

Türkçesi çok iyi değildi ve ‘Ö’ harfi kelimelerin başında olduğunda söyleyemezdi, o yüzden Ozlem derdi bana ya da bazen sinu. Sinu, mahallemizdeki Yugoslavya göçmenlerinin sıklıkla kullandığı bir kelimeydi; evladım, canım gibi bir anlamı var. Babaannemin, ninemin (dedemin annesi) ve dedemin; beni, kardeşimi ve kuzenlerimi severken seslenişleri hep kulaklarımdadır “Ay sinuu!”

Ninem hiç Türkçe bilmezdi, en önemli Makedonca kelimeleri ondan öğrenmişimdir: “Hapne sinu!” (ye sinu), “Zaspi sinu, zaspi.” (uyu sinu uyu)…  Zaspi sinu derken bir eliyle de yaylı karyolayı sallardı. Çok yaşlıydı anikomuz. Çoğunlukla nine ama arada bir de “aniko” diye seslenirdik nineme. Aslında kelime anenko, ama bir şekilde kardeşimle benim dilimizde anikoya dönüşmüştü. Anikonun bütün hareketleri yavaş yavaştı. Ya odasında pencerenin yanında otururdu ya da küçük taburesinde bahçede veya evin hemen önünde.

Kardeşimle güle bağıra, koşarak alt kata babaannemlere iner, terliklerimizi fırlatarak çıkarıp salona girerdik, ama onun odasına girer girmez koşmamız durur, küçük adımlarla, sakince yaylı karyolaya gider otururduk. Ninemizi çok severdik, onun rahat olması için etrafında onun gibi ağır hareket etmek, alçak sesle konuşmak gerekirdi -ki hiç kimsenin bize böyle yapmamızı söylediğini hatırlamıyorum. Bebeklikten yeni çıkmıştık ama kendiliğimizden, ninemize sevgimizden bilirdik bunları bir şekilde. Ninem, annemizin ne yaptığını sorardı, bazen başka şeyler de sorardı. O Makedonca sorar, biz çoğu Türkçe, birazı Makedonca cevap verirdik. Bazen yatıverirdik karyolaya, ninem gelip yanımıza oturur, eliyle karyolayı sallar, bizi uyutmaya çalışırdı. Ninni gibi söylemezdi, ama karyolanın sesi onun “Zaspi sinu zaspi” deyişiyle birleşir en güzel uykuları getirirdi.

Babaannem o gün “Ozlem, hadi sinu” deyip elimi tuttuğunda dış kapının hemen önünde duruyordum. Diğer elinde büyükçe çantası vardı. Anikom penceresindeydi, bana el salladı. Sevinçle el salladım ben de, gezmeye gidiyorduk belli. Ben bir komşuya çay içmeye gittiğimizi sandım belki, belki de ki daha büyük bir ihtimalle hiç bir şey sanmadım. Arada sekerek, zıplayarak babaannemin yanında yürümeye devam ettim. Dikkatim eteğimde ve gölgemdeydi, beyaz eteğimin uçlarında mavi desenler vardı. Her zıpladığımda eteğim de gölgem de ayrı bir zıplıyordu sanki…

Kısa bir yürüyüşün ardından yeşil bir alana geldik, evet o yıllarda Çamdibi’nde geniş yeşil alanlar mahallelerin hemen yakınlarındaydı. Babaannem elimi bıraktı, çantasını açmaya koyuldu, ben de çimde papatyaların arasında sekerken daha da yükseğe zıplamaya başladım. Babaannem kilimi serdi, çiğdemleri çıkardı ve oturdu. Bir yandan beni izleyip gülümsüyor, bir yandan da çiğdem yiyordu. Arada bir eliyle işaret ediyor, “Burda koş sinu, uzağa gitme!” diyordu. Ben sevinçle koşturup zıplamaya devam ediyordum ki birden yaşlı bir kadın ve bir çocuk babaannemin yanına geldi.

Çocuk oydu!

İnanamadım. O yıl anaokuluna gitmeye başlamıştım, bu çocukla aynı sınıftaydım ve ondan hoşlanıyordum! Bunu hatırladığıma göre ilk aşkım filan olmalı. Aslında okulum evimize çok yakındı ama ben çok küçüktüm diye belki, okul uzakta ve orda tanıştığım herkes de mahallemizden uzakta gibi geliyordu. Ama işte “şansa” bak ki babaannesi, babaannemi tanıyordu! Ne yazık ki onların pikniği bitmişti, gidiyorlardı ama tabii biraz sohbet etmeden ayrılmadı babaanneler.

Mahallemizin kadınları birbirlerinin halini hatırını iyice sormadan ayrılmazdı, selamlar hep uzundu. Sokağın ortasında ayaküstü yarım saat konuşan iki kadın görseniz hiç şaşırmazdınız. Babaannesi, bir elinde çantası, diğer eli belinde babaannemle konuşurken biz de papatyaların arasında koşmaya devam ettik.

Ninem, Babaannem, Piknik ve O&rdquo için 3 yorum

  1. Super❤️❤️

  2. Mukaddes

    Okadar güzel yazmışınki özlemcim sanki sizleri su an seyrediyormuşum gib hissettim filim şeridi gibi gözlerimin önünden geçti o günleri hatırlaman çok güzel hatıraları yaşatmak çok hoş seni seviyirum🥰👍 onlarda çok huzurlu olmuşlardır bu güzel yazdıklarından allah rahmet eğlesin cenneti mekan olsun

  3. Fulya İNCİ

    Çok iyi, çok.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: