1990'lar

Bedenimiz Bizimdir!

İstanbul Çağlayan’da 8 Mart mitingi vardı, yıl 1999 olabilir. Giderken halamı ve annemi de götürdüm. Bizimkiler, o zamanlar ellili yaşlarda. Başörtüleri, pardesüleri ve kollarında çantalarıyla tıngır mıngır peşime takıldılar. Meydana gelince hem olası bir aksiliğe karşı hem de fazla yorulmamaları için “Kenarda bekleyin, ben korteji bulup tekrar buraya gelicem.” diyerek onları bıraktım.

Pazartesi dergisinin kortejini buldum, tanıdıklarla sohbete dalmıştık ki sloganlarla yürüyüş başladı. O zamanın en popüler sloganlarından biri “Bedenimiz Bizimdir!” ağızlarda ve pankartlardaydı.

Bu esnada bizimkiler de etrafı izleyip sloganları dinlerken yanımıza gelmeye niyetlenmişler. Halam anneme “Aysel hadi biz de gidelim de onlarla yürüyelim.” deyince “E biz ne deyip yürüyecez ki?” demiş annem. Halam da  “Ne var? Biz de onlar gibi bedenimiz bizimdir deriz.” demiş, ama annem cesaret edememiş. “Hele bekliyelim de gelsinler.” diyerek durdurmuş halamı.

Neyse, biz alana girerken onları gördüm, el salladım yanlarına gittim. Ama ikisi de bir sevinçli, bir neşeli. Hemen annem başladı konuşmaya: “Kız Çiğdem bu halan diyor ki bedenimiz bizimdir diye bağıralım, ben de dedim ki e zaten öyle ama, nedecekler bizim bedenimizi bu yaştan sonra?”

Halam nasıl gülüyor anneme, yanımdaki kızlar duydu, onlar da gülüyor. Ben de beklemediğim bu açıklama karşısında şaşırdım. Sloganı çok beğenmişler o belli, ama kendilerine nasıl uyduracaklarını anlamaya çalışıyorlar. Aldı hepimizi bir gülmek.

O arada miting başladı, konuşmalar yapıldı halay çekme zamanı gelince pankartı ikisinin eline tutuşturup hepimiz halaya girdik. Bir başta halam, öbür başta annem, kollarında çantaları, miting bitene kadar pankartımızı büyük bir sorumluluk duygusuyla sıkı sıkı tuttular, bırakmadılar.

Miting sonrası eve dönerken kısık sesle gülüp konuşuyorlar farkındayım. “Eve gidince adamlara diyelim ki bedenimiz bizimdir, daha karışamazsınız.” Slogan, duyduklarından beri hem onlara “ayıp” gelen bir şeye işaret ettiği için hem de buz gibi bir gerçeğe dokunduğu için ilgilerini çekiyor, şaşırtıp güldürüyor.

O gün bugündür her 8 Mart’ta o günü, halamla annemin neşesini, bir sloganın hayatımıza kattığı anlamı hatırlarım.


Bedenimiz Bizimdir sloganı hakkında:
Feminist mücadelenin mihenk taşlarından biri olan “Bedenimiz bizimdir!” sloganının ortaya çıkışı Türkiye’de 1980 sonrasına denk geliyor. O dönemin en önemli kampanyalarından olan “Bedenimiz bizimdir; Cinsel Tacize Hayır!” ya da daha kısa adıyla  “Mor İğne” Kampanyası sırasında kullanılmaya başlanan slogan aslında Feminist mücadelenin özel olan politiktir şiarının en iyi temsillerinden biri. İkinci dönem feminist dalganın açtığı bu kapı ile hayatımıza, dilimize, mücadele alanımıza giren bu sloganın hikâyesini merak edenler, hem Mor İğne Kampanyasının Çatlak Zemin‘de yayımlanmış arşiv yazısını okuyup hem de dönemin aktivistlerinden Handan Koç’un Karşı Radyo’ da yayımlanmış programını dinleyebilirler.


Bu anı kolektif bir çalışma ürünüdür. Çiğdem Özçelik tarafından anlatıldı, Senem Esen tarafından yazıya döküldü. Ana görüntü Pazartesi dergisi arşivinden alınmıştır.


Creative Commons Lisansı

Bu eser Creative Commons Alıntı-GayriTicari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.

 

Bedenimiz Bizimdir!&rdquo için 1 yorum

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: