1970'ler

İçinde Olacak

Ablam resimler yapıyor, öyle de güzel resimler ki. Bittiklerinde gösteriyor bize:

-Bak oldu mu?
-Ne güzel!

Oluyor hepsi oluyor. Geyikler çiziyor, bir nehirde kayıklar, denizde dalga, bir insan gözü, kollarını kaldırmış bir adam, su içen bir kadın, kâsede elmalar…

Ablam hep resim çiziyor.

O gün veli toplantısından dönen annem kızgın. Dersleri tepe taklak olmuş, her öğretmeni şikâyetçi ablamdan: “Derslerde hep resim yapıyor, başka bir şey yaptığı yok, avare bu!” 

Annemi okutmamış dedem zamanında. Annem kızlarının okulları zamanında, başarıyla bitirmeleri konusunda çok kararlı. “Bitti…” diyor paltosunu çıkarırken: “Resim yapmak yok, ders çalışılacak!”

Ablam sessiz sessiz duruyor sobanın yanında, ayakta.
Annemle ile arasında bir mücadele başlıyor.

Resim defterlerini, kâğıtları topluyor annem ortalıktan.
Gazetelerin kenarlarında uyuyan kadın resimleri görüyoruz.
Gazeteleri topluyor annem. 
Mavi formika masamızın üzerine kurşun kalemiyle çizilmiş ağaçlar beliriyor.
Masayı bir güzel siliyor annem, örtüyle kaplıyor. Ablamın önüne ders kitapları konuyor.
Ders kitaplarının yarısı yazılı sayfalarında, paragraf aralarında hep kuşlar.

Üzerine resim yapılabilecek her şey kalktı ortadan, ablam sessiz sessiz duruyor.

Derslere çalışılacak!

Annemin misafirleri geldi o gün. Telaşlı annem, “Koş kızım terlikleri getir.” Terlik veriyoruz herkese. Az topuklu, çok topuklu, tüylü, puanlı, düz terlikler giyildi, hoşbeşler ediliyor. Çay çoktan demlenmiş, tabak sesleri geliyor mutfaktan. Tek tek taşınıyor yiyecekler, misafirlerin önlerinde sehpalar. Biraz gülüş, biraz sohbet, her şey yolunda, Annem halinden memnun, arkadaşlarıyla mutlu.

Biraz da topluca Güler Teyze bacak bacak üstüne atmak istiyor bir an, ama tam da yapamıyor bunu. Bacağını her defasında biraz daha yükseğe kaldırarak deniyor ve son denemesinde annemle ikimizin gözüne bir şey çarpıyor. Bir şey! Annem ile birbirimize bakıyoruz. Güler Teyze’nin terliğinin altında bir gemi var. Lacivert renkli tükenmez kalemle boyanmış bir denizin üstünde süzülüyor gemi. Sol köşede Nezahat Hanım Teyze’nin terliğinin altı da görünür oluyor birden. Ulu bir ağaç, kökleri, yaprakları her şeyiyle, çam galiba, nedir o?

Alı al, moru mor annem, dudaklarını ısırıyor. Söylenenleri tam da anlamayarak, aslında pes ediyor içinden o an. Evdeki tüm terliklerin, ayakkabıların da altında resimler var. Yıkasan çıkmaz, silsen nafile.

İçinde olacak insanın. İşte içinde var, içi resimlerle dolu ablamın. Kuşları epey güzel çiziyor, kuşlarını çok beğeniyorum. Ve sonunda okumaya güzel sanatlar fakültesine gidiyor ablam. 


Creative Commons Lisansı
Bu eser Creative Commons Alıntı-GayriTicari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.

İçinde Olacak&rdquo için 2 yorum

  1. Ah o inat, o sessiz kararlılık.Bir gün bunlara gerek kalmadan da çocuklar boyasa, çizse hep.

  2. Evet heryere ,herşeye çizdi ,hatta bir sabah uyandığımda yüzümü de boyamıştı,ben şaşkın o çok eğlenmişti.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: