2000+

Çocukluk Aşkı

Fotoğraf: Dilara Sezgin

Birkaç günlüğüne arkadaşımla Assos’taydık. Dilara’nın ayarladığı bungalovumuza yerleştikten hemen sonra, hızlıca günlerimizin planını yaptık. Gezeceğimiz çok fazla köy, göreceğimiz çok fazla mekân, ona tavsiye edilen yerler arasında yemek yemek istediğimiz pek çok yer vardı. İkinci günün sonunda, merkezden kalkan minibüslerin keyfi saatleriyle programımızın çok gerisinde kalacağımızın farkına varmış olacağız ki, otostop yapmaya karar verdik. Manyağın tekine denk gelmemiş olmak tamamen şans işiydi sanırım. Yaptığımız son otostoplardan birinde, o yaza ve hatta hayatımızın gerisine damgasını vuracak önemli bir karşılaşma yaşamıştık.

Son akşamımızdı. Kozlu’dan hemen sonra kurulduğumuz yol üstü restoranından çıkıp, kaldığımız yere doğru ilerlemeye başladık. Gelen giden bir araba yoktu. Biraz sonra, ters yönden geçen bir araba durdu, içeride bir kadın ve bir erkek vardı. Kadın camı açıp Nazlıhan Otel’inin ne tarafta kaldığını sordu. Dilara, ters yönde olduklarını işaret etti ve ekledi, ‘’Biz de aynı yöne gidiyoruz, rica etsek…’’ Kadın yanındaki adama bir bakış attıktan sonra, ‘’Tabii,’’ dedi. Karanlık çökmek üzereydi. Şanslıydık. Kaldığımız yer Nazlıhan Otel’e çok yakındı. Onlar yanlış yönde daha fazla devam etmeden bizi bulmuştu, biz de onları bulmuş olduk. Bu tesadüfe dair şaşkınlıklarımızı sırasıyla paylaştıktan sonra, kadın yaşlarımızı sordu, ‘’Bizim çocuklarla aynı yaştasınız,’’ dedi. Okuduğumuz okullardan laf açıldıktan sonra kadın bastıramadığı bir heyecanla adama dönüp, ‘’Ben kızlara söyleyeceğim,’’ dedi. Adam, ‘’Söyleyelim,’’ dedi. Kadın arkasına dönüp, yüzünde büyüyen tebessümle, adamın da omzuna dokunarak, ‘’Kızlar, biz birbirimizin çocukluk aşkıyız,’’ dedi. ‘’Ben Facebook’ta onu buldum, aylarca konuştuk ettik ama ilk kez buluşuyoruz ve buralara çocuklarımızdan gizli geldik.’’

Kadın, çocuklarına bu konuyu nasıl açabileceklerine dair varsa bir tavsiyemiz duymak istedi. Aralarındaki yoğun iletişimi çocuklarından saklamak için birbirlerinin numaralarını telefonlarına Turkcell diye kaydetmişlerdi. Belli ki, bu tatilden sonra Turkcell olarak kalmak istemiyorlardı.

Sohbet gittikçe koyulaştı, biz de onlarla ilk aşkın o heyecanını paylaşmaya başladık. ‘’Ben annemi onu bu kadar mutlu edebilecek biriyle yanyana görmeyi çok isterdim,’’ dedim. Onların çocuklarının verebileceği olası tepkileri düşünüp bazı önerilerde bulunduk, beraber alıştırma yaptık. Kadın, ‘’Bugün birbirimizle geçireceğimiz ilk gece olmasaydı şöyle beraber yemek yerdik, ne güzel olurdu.’’ dedi. ‘’Ama bizim konuşacağımız daha o kadar çok şey var ki, en baştan tanışıyor gibiyiz, bir yandan da birbirimizin ilk yara izlerine dek her şeyi biliyoruz.’’ diye ekledi. Hayal kırıklıklarımızı ve ilişki yaşama biçimlerimizi irdeleyip durduğumuz o yaz, böyle sonlanmıştı. Kalbi heyecanla çarpan bu çifte sonra ne olduğuyla pek de ilgilenmiyorum. Aşk, çoluk çocuğa karışsak bile çat kapı gelebilirdi ve gelmeli. 


Yazının fotoğrafı: Dilara Sezgin

Creative Commons Lisansı
Bu eser Creative Commons Alıntı-GayriTicari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.

Çocukluk Aşkı&rdquo için 1 yorum

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: